ÜYE OLMAK İÇİN ALTTAKİ LİNK İ TIKLA

KIZILCAHAMAM

kızılcahamam
kızılcahamam resimler
kızılcahamam fotoğraflar
kızılcahamam manzaralar
kızılcahamam görüntüler
kızılcahamam haber
kızılcahamam harita
kızılcahamam spor
kızılcahamam video
kızılcahamam ulaşım
kızılcahamam iklim
kızılcahamam turizm
kızılcahamam otel
kızılcahamam yurt
kızılcahamam pansiyon
kızılcahamam konaklama
kızılcahamam konut
kızılcahamam emlak
kızılcahamam arsa
kızılcahamam toki
kızılcahamam lojman
kızılcahamam kiralık
kızılcahamam satılık
kızılcahamam sağlık
kızılcahamam hastahanesi
kızılcahamam devlet hastahanesi
kızlcahamam kaymakamlık
kızılcahamam belediye
kızılcahamam nüfus
kızılcahamam emniyet
kızılcahamam meb
kızlcahamam eğitim
kızılcahamam okul
kızılcahamam kurs
kızılcahamam lisesi
kızılcahamam ekonomi
kızılcahamam sanayi
kızılcahamam ticaret
kızılcahamam tarım
kızılcahamma hayvancılık
kızılcahamam dağları
kızılcahamam akarsuları
kızılcahamam termalleri
kızılcahamam dernek
kızılcahamam yemekleri
kızılcahamam doğa
kızılcahamam gezi
kızılcahamam tatil
kızılcahamam kültür
kızılcahamam sanat
kızlcahamam
 KIZILCAHAMAM İLÇE TARİH
 Tarih ve yerleşim Kızılcahamam Ankara’ ya 80 km. mesafede, Ankara- İstanbul karayolu üzerinde, 16.000 nüfuslu, çam ormanları, şifalı suları, kekik ve çam balı, modern turistik tesisleri ile eskiden beri başkentin akciğeri ve su deposu olarak bilinir.
 Ulaşım, Ankara Bentderesi ve Kızılcahamam’ daki terminallerden her 15 dakikada bir hareket eden otobüslerle sağlanır. İlçemiz, eşsiz tabii güzelliği, bol su kaynakları ve kuzey ile güneyi bağlayan Kargasekmez ve Azaphane geçitleri ile antik çağlardan beri yerleşim için bir cazibe merkezi olmuştur. İlçemiz Başköy Kalesi, Mahkeme Ağacin ve Alicin kanyonu kilise mağaraları, Akdoğan Köyü kazıları, Saray köyü Roma harabesi, Seyhamamı’ ndaki eski kilise,
 İlçe tarihinin ilkçağlara kadar uzandığını, o devirlerde önemli bir yerleşim yeri olduğu konusunda bir fikir veriyor. Yapılan araştırmalarda Çeştepe köyünün Paleolotik devirde ( En az 10.000 yıl önce) yerleşim yeri olduğu görülüyor. Ayrıca İnceğiz ve Çeltikçikale de antik çağın önemli birer yerleşim yeridir. M.Ö. 2. Bin yıl başlarında, Hititler Ankara ve çevresine hâkim olmuşlardır. Prof. Dr. Muzaffer Şenyürek’in yaptığı araştırma ve kazı bulgularından, Hititlerin bölgede ve Kirmir vadisi tabanında yaşamış oldukları tesbit edilmiştir. M.Ö. 547’de kurulan Lidya hakimiyetinden sonra Galatlar M.Ö 281 den itibaren Ankara ve çevresinde hakimiyet kurarlar. Bu devirde Yabanâbad, merkezi Gangra (Çankırı) olan Paflagonya Eyaleti içindedir. M. S. 7. asırdan itibaren 
Araplar’ ın İstanbul’a düzenledikleri seferler sırasında, Ankara ve Yabanabad’dan (Kargasekmez, Azaphane ve Kirmir vadisi) geçmek gerektiğinden, bölge Malazgirt Zaferi’ne kadar Bizans ve Araplar arasında sürekli el değiştirmiştir. Türkler 1071 Malazgirt Zaferi ile hiç direnç görmeden (1073) Ankara ve çevresine ulaşırlar. Bu zaferin arkasından Buhara ve Semerkant gibi ilim ve kültür merkezlerinden gelen ve “Horasan Erenleri” sayesinde Anadolu kısa zamanda Türk ülkesi haline gelmiştir. Yabanabad ise 1197 de Devrek ve çevresinin fethi sırasında Selçuklu hakimiyetine girmiştir. Üzerinde yaşadığımız yerlere Anadolu ismi , mutasavvıf Derviş Gâzilerce verilmiştir. 
 Bu Derviş Gâzi’lerden biri, Taşlıca Köyü’müzde türbeleri bulunan Kırgız Ebe ve oğlu Oruç Gâzi’dir. Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat (1220-1237) ordusu ile seferde iken yolu üzerindeki Taşlıca’ya uğrar ve burada Kırgız Ebe’nin, askerlere ayran ikrâm ettiği sırada gösterdiği keramet karşılığı, Kırgız Ebe’nin dileği üzerine buraları onun evlatlarına yurtluk olarak bağışlar. Bu dönemlerde Ankara ve Kastamonu çevresine dağınık halde 100.000 çadırlık
 (=400. 000 kişi) Kayı Türkmen topluluğu yerleştirilmiştir. Oğuz aşiretleri iskân edildikleri yerlere kendi soyları ile ilgili isimler vermeye başladılar. Çevredeki köylerden Kınık, İğmir, Iğdır, biraz daha ilerlerde Kızık, Çamlıdere’de Peçenek, Bayındır, Çubuk’da Çavundur, Ayaş’da Bayat gibi köyler Oğuz boyu isimlerini taşımaktadır. “Yabanâbad” adını ilk ne zaman aldığı bilinmemekler beraber, 1423 tarihli ilk tahrirde zikredilen “Yabanova” adının Selçuklular’dan intikal etmiştir. Ankara Savaşı’nda (1402), Osmanlı Hükümdarı Yıldırım Bayezid’in, ordusu ile,
 Yıldırım Ormanları’nda otağ kurduğunu, Timur’un fillerini Işık Dağı ‘nda sakladığı belirtilir. Bu savaşta Osmanlı ordusundaki Rumeli kuvvetleri içindeki Çıtak boyu Türkleri’ nin, savaşdan sonra geri dönmeyip bölgede yerleşmiş olmaları ve bu günkü Çıtak kökünün temelini teşkil etmiş olmaları kuvvetle muhtemeldir. Bu yüzden bölge halkı Çıtak olarak anılır. Bu dönemde Yabanâbad’ın kuzey (Güvem) bölgesi, Candaroğlu İsfendiyar Bey tarafından oğulları
 Hızır Bey ve Kasım Bey arasında paylaştırılır. Bölgedeki Kasımlar ve Hıdırlar köylerinin isimleri o günlerin anısını taşır. Osmanlı arşiv belgelerinde “tabî-i Binari” ip ucuyla belirtilen “Ilısu” köyünden bahsediliyor. Bu Ilısu köyü muhtemelen Seyhamamı’ dır. XIII asır sonlarında Şeyh Ali Semerkandî de Yabanâbad’a gelir. Önce Çankırı Eskipazar ilçesi Şeyhler Köyü’ne, oradan Berçin Çatak köyümüze, daha sonra da Çamlıdere’ye yerleşir. Bu belde Şeyh’in yerleşmesinden sonra Ali Dede Şeyhler Kâriyesi olarak ün yapar. Şeyh’in kerâmetleri arasında
 “Sığırcık-veya çekirge- suyu vardır ki, Eskipazar Şeyhler Köyü’nde bulunan bu su, asırlarca zararlı haşarâta karşı kullanılmıştır.. Fatih Sultan Mehmet döneminde baştan sona imar edildiği için o zamana kadar Yabanova olarak bilinen ilçemizin adı Yabanabad olarak değişir. Kanunî Sultan Süleyman devri (1520-1566) başları ve II.Selim devri (1566-1599) sonlarında yapılan sayımlardan anlaşılmaktadır ki, Yabanâbad XVI:Asırda en parlak devrini yaşamıştır. 
Nüfus ve üretime paralel olarak refah artmış, ekilebilir alanlar genişlemiştir. Şemseddin Sami Bey, Kâmus-u Alâm eserinde ilçemiz 175 köy ve (24.579 erkek, 24.675 erkek) 48.250 nüfusa ulaşmıştır. Ali Cevad Bey ise Memalik-î Osmaniyye’nin Tarih ve Coğrafya Lûgatı isimli eserinde bu bilgiye ilaveten 179 köy ve 8.179 hane bulunduğundan bahseder. 1915 yılı öncesi Pazar köyünde olan ilçe merkezi, bu tarihte kaymakama yapılan bir haksızlık üzerine Kızılcahamam’ a taşınır. Pazar’ dan önce de Demirciören köyünün ilçe merkezi olduğu söyleniyor.
 İlçe merkezinin taşındığı yıllarda Kızılcahamam’ da Kemalpaşa ( Ahiler köyü) mahallesinin merası olan ilçede bir hamam ve bir handan başka bir iki de mandıra bulunuyordu. Sonradan belediye başkanlarının ilçe merkezinde ikamet ettirmeyi özendirici çare ve tedbirler uygulamışlarsa daiskân ağır yürümüştür. Büyük oranda Çamlıdere’den olmak üzere yakındaki 
Akdoğan- Üçbaş- Taşlıca- Bayır- Karacaören- Saraycık-Kızılcaören-Doğanözü-Uğurlu köylerinden gelenlerle bir miktar nüfus artışı olmuştur. Yabanabad olan ilçemizin ismi de 1933 den sonra Kızılcahamam olarak değiştirilmiştir. - See more at: http://www.kizilcahamam.bel.tr/?mod=kizilcahamam&kat=17#sthash.s0MttV5X.dpuf
 KIZILCAHAMAM İLÇE COĞRAFYA
 Fiziki yapısı: Kızılcahamam, Ankara’ ya 80 Km. uzaklıkta E-5 yolu üzerinde105 köyü ve bir beldesi ile 35.000 nüfuslu ormanlarla kaplı şirin bir köşedir. ilçe merkezinin nüfusu ise 17.000 kadardır. Kuzeyinde Gerede ve Çerkeş, güneyinde Kazan ve Ayaş, doğusunda Çubuk ve batısında ise Çamlıdere ve Güdül ilçeleri ile çevrilidir. Kızılcahamam, İç Anadolu ve Karadeniz bölgesi geçiş zonunda bulunur ve her iki bölgenin iklim ve bitki özelliklerine sahiptir. Ankara’ nın en yüksek yerleri olan Harami tepe (2053 m.) ve Işık Dağı (2030 m.) ilçemiz sınırları içindedir. 
 Kırık ve dağlık bir fiziki yapıya sahip olmasından dolayı çam ve meşe ormanları ile kaplı yüksek dağlar, dağlar üzerindeki Yemişen, Hıdırlar, Miyala, Salın, Eldelek, Başköy ve Yıldırım gibi eşsiz güzellikte yaylaları, bu yükseklikler arasında ise fazla sayıda akarsuya sahiptir. İlçe içerisindeki Kurtboğazı, Eyrekkaya ve Akyer barajı, Ankara’ ya içme suyu sağlamaktadır. Şifalı Sular: İlçemizde bir çok hastalığa deva olan şifalı sular, İlkçağdan beri kullanılagelmiştir. Başta romatizmal olmak üzere bir çok derdine deva arayan hastalar özellikle yaz mevsiminde ilçeye gelip 1-2 haftalık sürelerle kalırlar.
 İlçe içinde Belediyece işletilen Büyük ve Küçük kaplıca ve Belediye Kaplıca oteli ile Soğuksu termal oteli yanında, son yıllarda açılan Patalya, Asya Tatil köyü, Ab-ı Hayat ve Çam oteli gibi tesislerle Seyhamamı kaplıcaları da jeotermal su ile şifa arayan hastaların ihtiyacına cevap verir. Bunun yanında ülke çağında meşhur iki adet maden suyu tesisinde üretilen kokusuz ve hoş içimli Çamlık ve As-koop maden suları da başta sindirim olmak üzere bazı rahatsızlıklara iyi gelmektedir. Ayrıca 1934 de 
M. Kemal Atatürk’ün beğenerek onun talimatıyla üretime geçen Altın su içme suyu tesisleri ile son yıllarda açılan Köyüm Su tesislerinde üretilen içme suları da ülke çapında beğenilen bir özelliğe sahiptir. Kaplıcalarımızdaki Jeotermal suyun özellikleri: a-Kızılcahamam Belediyesi tesislerinde kullanılan kaplıca suyu toplam 2748 mg / lt mineral içermektedir. b-Kaplıca suyumuz; sodyum klorür, bikarbonatlı, florürlü, termomineralli sudur. c- Kaplıca suyumuz şu hastalıkları tedavi edici özelliktedir:
 1- Kireçlenmelere bağlı eklem hastalıkları. (Osteoartrit, Osteortroz) 2- İnflamatuar romatizmal hastalıklar. (Ankilozan sipondilit, Romaloid artrit) 3- Boyun, omuz, sırt, bel ve diğer eklem ağrıları. 4- Omurga hastalıkları. 5- Boyun ve bel fıtığı ağrıları. 6- Siyatalaji. 7- Yumuşak doku romatizmaları. (Fibromiyalji sendromu, diğer kas ağrıları) 8- Spor yaralanmaları . 9- Stres bozukluğu. 10-Nörovegatatif distoni. 
 d- Hastalıkları sebebiyle kaplıcaya girmeleri kesinlikle yasak olanlar: 1- Ateşli ve bulaşıcı hastalığı olanlar. 2- Kalp, böbrek ve karaciğer yetersizliği olanlar. 3- Aktif ülser , kanser ve varis hastaları. 4- Kalp krizi geçirenler ve kalp damar ameliyatı olanlar. 5- Akut ya da kronik idrar yolları, safra yolları ve barsak tıkanıklıkları 6- Aşırı yüksek veya düşük tansiyon hastaları. 7- Astım, Lösemi, Şeker ve Siroz hastaları. 8- Kanama ile seyreden hastalar. 9- 70 yaş üstü kişiler, adet gören kadınlar, hamile ve loğusa kadınlar. 
 Kızılcahamam Ankara’ya79 km uzaklıkta. E,-89 karayolu ve TEM Otoyoluyla 45 dakika. Esenboğa havaalanına ise 1 saat uzaklıkta. İstanbul’a karayolu ile uzaklığı da 350 km. Ankara’dan Kızılcahamam’a gitmek için Etlik Garajlarından ve Kültür 
Merkezinden Belediye Otobüsleri her 20 dk. kalkmaktadır. Otobüsler Ankara’dan sabah 7.30-22.30 arası, Kızılcahamam’dan ise 07.00-20.30 arası çalışıyor

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder